Çarşamba, Eylül 08, 2010
   
Text Size

SAĞLIK

“ORGAN BAĞIŞLAYARAK HAYAT VERİYORUZ”

TÜRKİYE - SAĞLIK

<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:10.0pt; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-hansi-font-family:Calibri;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

 

 

8. Sağlık Halk Kongresi’nde organ bağışı ve organ nakilleri konuşuldu.

İZMİR(Ege Ajans)- Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen 8. Sağlık Halk Kongresi’nde Türkiye’nin en önemli sağlık sorunlarından biri olan organ nakli ve organ bağışı ele alındı.

E. Ü. Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof.Dr. M. Rasih Yılmaz’ın oturum başkanlığını yaptığı panelde konuşan Organ Nakil Koordinatörü Dr. Ata Bozoklar, “Devlet ve millet olarak iç içeyiz. Yapmamız gereken tek şey, birbirimize güvenmek. Organ bağışlayarak biz aslında hayat veriyoruz” diye konuştu.

Ülkemizde karaciğer hastalıklarının en önemli nedeninin hepatit virüsü olduğuna değinen Dr. Zeki Karasu “Ülkemizdeki her 100 kişiden 8’i Hepatit-B virüsü taşımaktadır. Büyük bir kısmı için karaciğer nakli gerekli değildir, ancak herkesin aşı olması gerekmektedir” diye konuştu. Karaciğerin oldukça ilginç bir organ olduğunu belirten Dr. Karasu, karaciğerin sadece bir parçası nakledilse bile birkaç hafta içinde kendisini büyüterek normal boyutlara ulaşabildiğinin altını çizdi.

NAKİLDEN SONRA HAYAT

Dr. Zeki Karasu, “Kronik karaciğer yetmezliği, çok kısa bir sürede oluşan akut karaciğer yetmezliği karaciğerde kanser oluşumu ve çocuklarda karaciğerin deforme olmadan işlevlerini yerine getirmediği metabolik ve genetik hastalık gibi durumlarda karaciğer nakli yapılmaktadır” dedi. Karaciğer nakli yapılan hastaların ameliyat sonrası yaşamının merak edildiğini belirten Dr. Zeki Karasu hastanın sosyal ve iş yaşamını hiçbir sorun olmadan devam ettirebileceğini söyledi.

BÖBREK NAKLİYLE 2 DAKİKADA İYİLEŞME

EÜ Tıp Fakültesi Organ Nakli Merkezi’nden Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun ise böbrek nakli hakkında merak edilenleri anlattı. Ülkemizde böbrek nakli konusundaki sıkıntılara dikkat çeken Prof. Dr. Hoşcoşkun bu açığı canlı vericiler ile kapatmaya çalıştıklarını belirtti. Kadavradan böbrek alınımının arzu edilen olmasına rağmen canlı vericiden alınan böbreğin hastaya daha kolay uyum sağladığını belirten Prof. Dr. Hoşcoşkun böbreğin 2-3 dakika içerisinde çalışabilir hale geldiğini gözlemlediklerini belirtti.

Katılımcılara kornea nakli konusunda bilgiler veren E.Ü. Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Yağcı aile izni olmaksızın alınan korneanın dikkatle incelendiğini ve gerekli araştırmaların yapıldığını belirtti. Prof. Dr. Ayşe Yağcı göz hastalıkları, herhangi bir nedenle oluşan görme bozukluğu ve kornea bulanıklığı nedeniyle şiddetli ağrısı bulunan kişilere kornea nakli yapıldığını söyledi.

AKCİĞER VE KALP NAKİLLERİNDE HASTANIN PSİKOLOJİSİ ÇOK ÖNEMLİ


Oturumun son konuşmacıları kalp ve akciğer nakilleri hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Mustafa Özbaran ile Prof. Dr. Ufuk Çağırıcı idi. Prof. Dr. Mustafa Özbaran kimlere nakil yapılamayacağını şu şekilde ifade etti: “Kalp ve akciğerlerinin ikisinde de rahatsızlık bulunanlar, aktif kanser hastaları, böbrek fonksiyonları zayıf kişiler, alkol ve sigara bağımlıları, psikolojik rahatsızlığı bulunanlar, AİDS hastaları obezite ve ileri zayıflığı bulunan kişilere de nakil gerçekleştirilememektedir.”

Prof. Dr. Çağırıcı ise akciğer kanserinin teknik durumlar, verici bulunamaması(trafik kazaları, tüberküloz, sigara) nakil süresi ve akciğerin yapısal özelliği nedeniyle zor bir nakil olduğunu söyledi.

 

Üniversite hastanelerinin işlevleri de,bu hastanelerden beklentiler de yüksek…

TÜRKİYE - SAĞLIK

 Ege Üniversitesi’nin evsahipliğinde yapılan Üniversite Hastaneleri Birliği Toplantısı’nın sonuç bildirgesi yayınlandı 

*Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın da katılımıyla Ege Üniversitesi’nde yapılan 4. Üniversite Hastaneleri Birliği (ÜHB) Toplantısına 12 rektör, 10 rektör yardımcısı, 24 dekan, 22 başhekim ve 156’sı İzmir dışından 226 doktor/akademisyen katıldı

Devamını oku: Üniversite hastanelerinin işlevleri de,bu hastanelerden beklentiler de yüksek…

   

Domuz gribi aşısı Ege’ de

TÜRKİYE - SAĞLIK

 

Ege Üniversitesi’nde öğretim üyeleri, öğrenciler ve çalışanların aşılamasına başlandı.

                                                    İZMİR ( Ege Ajans ) : Ege Üniversitesi’nde çalışan ve öğrencilerin domuz gribi(pandemik influenza A H1N1) enfeksiyonuna karşı aşılanmasına başlandı.

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nden temin edilen aşılar, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kampüs Polikliniği’nde talep edenlere uygulanırken Poliklinik Başhemşiresi Vildan Türker Şekerci aşılamaya 21 Aralık 2009 tarihi itibariyle başladıklarını, 2 günde 20 aşılama gerçekleştirdiklerini söyledi. Başhemşire Türker, bütün çalışan ve öğrencileri aşılamayı hedeflediklerini söylerken tereddütte olan insanların çokluğu nedeniyle bu hedefe ulaşma da şu aşamada zorlandıklarını belirtti.(MAÇ/OK)

 

 

   

GDO paneli, öğrencilerin kafalarını karıştırdı

TÜRKİYE - SAĞLIK

                                     

Prof. Dr. Sındır GDO’lu ürünlerin Avrupada bilimsel çalışma olduğunu söyledi

 

İZMİR(Ege Ajans)-Ege Üniversitesi(E.Ü) Ziraat Fakültesi Fevzi Önder Konferans Salonu’nda Sosyal Araştırmalar Topluluğu(SOSAT) tarafından düzenlenen ‘’GENETİĞİ DEĞİŞTİRLMİŞ ORGANİZMALAR’’ konulu bir panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak Bornova Belediye Başkanı Prof.Dr. Kamil Okyay SINDIR, Ege Üniversitesi   Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Tosun, Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazimi Açıkgöz ve Ege Üniversitesi Süt Teknolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr Harun Uysal katıldı.

        Prof. Dr. Uygun Aksoy yönetiminde gerçekleşen panel öğrencilerin ve öğretim üyelerinin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Merdiven boşluklarının dahi izleyicilerle dolduğu panelin açılış konuşmasını S.O.S.A.T Başkanı Durmuş Ali Tekin ve Panel Heyeti Başkanı İsmail Şahin yaptı. Konuşmalarında kısaca panel içeriğinden bahseden Tekin ve Şahin panelin münazara şeklinde yapılacağını ve öğrencilerinde panelin son kısmında söz alacaklarını ifade etti.

 

“YARININ BİYOTEKNOLOJİK ÜRÜNLERİ”

Panel yöneticisi Prof. Dr. Uygun Aksoy’un panelistleri kürsüye davet etmesiyle başlayan program,  Prof. Dr Nazimi Açıkgöz’ün ‘ Yarının Biyoteknolojik Ürünleri’ isimli konuşması ile sürdü. Konuşmasında G.D.O ürünlerinin dünya genelinde kullanım sahası olarak hızla yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Açıkgöz, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki artışı grafikler eşliğinde anlatıp, G.D.O’nun yaygın olarak kullanıldığı ürünlerin üretim değerleri hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Daha sonra sözü alan Bornova Belediye Başkanı (Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi eski öğretim üyesi) Prof. Dr  Kamil Okyay Sındır G.D.O’lu  ürünlerin insan sağlığı açısından zararlarını ve bunu kullanana Avrupa ülkelerininde kullanım koşullarından bahsetti. Buna bağlı olarak dünyada en yaygın kullanan ülkelerin başında gelen A.B.D’ nin bile kullanımını yavaş yavaş azalttığını belirten Prof. Dr. Sındır, Avrupa’ da bu sisteme izin veren ülkelerinde çok sınırlı kullanıma serbestlik tanıdığını yada kullanımın tamamen bilimsel çalışma olduğunu ifade etti.

 

“GDO’LU ÜRÜNLER DAHA VERİMLİ”

               Konuşmaların sık sık alkışlarla kesildiği panelde sözü alan Prof. Dr. Muzaffer Tosun, G.D.O’lu ürünlerin bilindiğinin aksine zararlı olmadığı ve verim açsından da ekonomiye artı olarak yansıyacağını belirtti. Konunun bilimsel yaklaşıldığında göründüğü gibi tehlikeli olmadığını, ancak politik düşünüldüğü zaman tartışmaların alevlendiğini ifade etti. G.D.O diye tabir edilen bitkilerin en çok kullanıldığı yer olan yağ sanayinden örnekler veren Prof. Dr. Tosun, bu organizmalardaki zararlı bakterilerin çok fazla ısıya dayanamadığı bununda yağ yapım aşamasındaki kavurma işleminde parçalanıp zararsız hale geldiğini dile getirdi.

    Panelin son konuşmacısı olan Prof. Dr. Harun Uysal ise konuya daha sosyal açıdan yaklaşıp; ‘ Her bireyin güvenli gıdaya ulaşma hakkı vardır. Bu hakkı kimse engelleyemez. Dünyadaki açlığın çözümü G.D.O değil adaletli paylaşımdır.’ dedi.

 

ÖĞRENCİLERİN KAFASI KARIŞTI

     Prof. Dr. Uygun Aksoy, öğrencilerinin sorularını ve görüşlerini alırken en dikkat çeken olayın öğrencilerin hala konu hakkında tatmin olmadığı, aksine hocaların görüşlerinin kafalarını iyice karıştırdığı gözlemlendi. Söz alan öğrencilerden Ziraat Fakültesi 2. Sınıf Öğrencisi Bilge Kağan Gedik ise konunun sadece tüketici gözüyle değil üretici gözüyle de irdelenmesi gerektiğini, ancak kamuoyunun bu konuda sadece tek bir perspektife mahkum edildiğini belirtti.

Panel çıkışında öğrencilerin genel görüşü ise bu tarz panellerin daha sık yapılıp, sadece üniversite bünyesinde değil il ve ilçe merkezlerinde de anlatılarak halkın bilinçlenmesini sağlamanın daha faydalı olacağını belirttiler. (NT/HA/HU/OK)

   

Alerjide erken teşhis yaşam kalitesini artırır

TÜRKİYE - SAĞLIK

İZMİR(Ege Ajans)- Dünya Allerji Günü nedeniyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi’nde bir seminer düzenlendi. E.Ü. Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr.Figen Gülen alerjik hastalıkların dünya nüfusunun yaklaşık %20-%35'ini etkilediğini belirtti.

Erken teşhisin hastalığın yayılmasını engellediğini ifade eden Doç Dr Figen Gülen bu sayede bireylerin yaşam kalitesinin de yükseleceğine dikkat çekti.

Doç. Dr. Gülen alerjinin gelişiminde kişinin aileden gelen yatkınlığı ile birlikte çevre ve birçok farklı maddenin etkili rol oynadığını belirtti. Alerjik hastalıklar ve neden olan ajanların farklı testler ile tanınabileceğini söyleyen Doç. Dr. Gülen, ajanın belirlenmesinin tedavide ilk basamağı oluşturduğunu vurguladı. Alerjik hastalığı olan kişilerin geçici çözümler yerine uygun bir alerji merkezine gitmelerini öneren Doç.Dr. Gülen, hastalığın yayılmasını önlemek için sağlık personeli ve hastaların bilinçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. (MŞ/MNM/OK)

   

SON Eklenenler

  • Trkiye Fransa Ma zeti Basketbol ampiyonas Trkiye Fransa Ma zeti Basketbol ampiyonas Trkiye Fransa FIBA 2010 Dnya Basketbol ampiyonas ikinci tur ma geni ma zeti. Trkiye Fransa'y 95-77 yenerek adn eyrek finale yazdrd ...
  • Kredi Kart aidat nasl geri alnr? Kredi Kart aidat nasl geri alnr? Tketiciler Birlii Genel Bakan Vekili Avukat Hakan Topba, kredi kartlar aidatnn geriye dnk ka yllk geri alnabileceini aratrd. Kredi Kart aidat...
  • Spor Toto Sper Lig 4. hafta hakemleri kimler Spor Toto Sper Lig 4. hafta hakemleri kimler Spor Toto Sper Lig'de 2010 - 2011 Sezonu 4. Hafta Malarnda Ddk alacak Hakemler Akland. Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu (Mhk)...
  • Pistte ölüm anı... Moto-2 San Marino Grand Prix'i faciayla sonuçlandı. 19 yaşındaki genç Japon sporcu Tomizava, geçirdiği kaza sonrası hayatını kaybetti. Facia sonrası yarışa devam edilmesi ise tepkiyle karşılandı.Devamını...
  • İngiltere Öğrenci Vizelerine Kısıtlama Getiriyor Son hazırlanan bir rapor, okumak için İngiltere’ye giden her beş yabancıdan birinin ülkesine dönmediğini ortaya çıkarmıştıDevamını Oku... http://www.voanews.com/turkish/news/Ingiltere-Ogrenci-Vizelerine-Kisitlama-Getiriyor-102296399.html...
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8